Karya uygarlığı, Anadolu’nun güneybatı köşesinde gelişmiş yerli bir Anadolu kültürüdür. Hint-Avrupa dil ailesinin Luvice koluna ait kendine özgü bir dile sahip olan Karyalılar, savaşçılık gelenekleri ve denizcilik becerileriyle tanınmaktadır.
Karya, kuzeyde Lydia ve İonia’dan ayıran Maiandros Nehri (Büyük Menderes), doğu ve güneydoğuda Likya’dan ayıran İndos Nehri (Dalaman Çayı), batı ve güneyde ise Ege Denizi ile çevrilidir. Bölge, Latmos (Beşparmak) ve Salbakos (Babadağ) gibi dağ sıralarını içeren engebeli ve dağlık bir coğrafyaya sahiptir. Kıyı şeridi oldukça girintili çıkıntılı olup, Halikarnassos (Bodrum) ve Knidos (Datça) gibi büyük yarımadaları barındırmaktadır.
Tarihçe
Bazı araştırmacılar, MÖ 14.–13. yüzyıllara ait Hitit metinlerinde geçen Karkiša (veya Karkiya) halkının Karyalılar olduğunu ileri sürmektedir. Yunan mitolojisinde Karyalıların adalardan göç ettikleri anlatılsa da, arkeolojik bulgular onların Anadolu’nun yerli (otokton) halklarından biri olduğunu göstermektedir. Homeros geleneğinde Karyalılar, Truvalıların müttefikleri olarak karşımıza çıkar; barbarophonoi (yabancı dil konuşanlar) olarak tanımlanır ve altın zenginlikleriyle övülürler. Antik Çağ’da savaşçılıkları ve paralı askerlikleriyle ün kazanmışlardır. Antik kaynaklar, miğfer sorguçlarını, kalkan tutamaklarını ve kalkan armalarını ilk geliştirenlerin Karyalılar olduğunu aktarır. Bu askeri ün sayesinde özellikle MÖ 7. ve 6. yüzyıllarda Sais Hanedanı döneminde (I. ve II. Psammetikhos) Mısır firavunlarının hizmetinde paralı asker olarak görev yapmışlar ve geride çok sayıda yazıt ile graffiti bırakmışlardır.
MÖ 6. yüzyılın başlarında Karya, başkenti Sardes olan Lydia Krallığı’nın egemenliği altına girmiştir. Lydia’nın MÖ 546 yılında yıkılmasının ardından bölge, Pers komutanı Harpagos tarafından fethedilmiştir. Pers yönetimi altında Karya başlangıçta ayrı bir satraplık olmayıp Lydia satraplığına bağlı olarak yönetilmiştir. Karyalılar, Pers egemenliğine karşı gerçekleşen İon Ayaklanması’na (MÖ 499–494) katılmışlardır. Ayaklanmanın bastırılması ve ardından yaşanan Pers Savaşları sonrasında kıyı Karya kentleri Atina İmparatorluğu’nun (Delos Deniz Birliği) etki alanına girmiş ve Atina’ya vergi ödemeye başlamıştır; buna karşılık iç kesimler çoğu zaman Pers nüfuzu altında kalmıştır. Kserkses’in MÖ 480 yılındaki Yunanistan seferinde, Lygdamis Hanedanı’ndan Halikarnassos Kraliçesi Artemisia I, Pers donanmasındaki Karya filosuna komuta etmiştir.
Pers Kralı II. Artakserkses döneminde, yaklaşık MÖ 392 yılında Karya bağımsız bir satraplık hâline getirilmiştir. Mylasa’lı Hekatomnos ilk satrap olarak atanmış ve MÖ 4. yüzyılın büyük bölümünde hüküm sürecek yerel hanedanı kurmuştur. Hanedan en parlak dönemine oğlu Mausolos (MÖ 377–353) zamanında ulaşmıştır. Mausolos, stratejik limanından yararlanmak amacıyla başkenti Mylasa’dan kıyıdaki Halikarnassos’a taşımış ve kapsamlı bir kentleşme programı (synoikismos) uygulayarak altı Leleg yerleşiminin nüfusunu zorunlu olarak Halikarnassos’a taşımıştır. Mausolos ve ardılları (II. Artemisia, İdrieus, Ada ve Pixodaros), Yunan, Mısır ve Anadolu mimari geleneklerini birleştiren ve “İon Rönesansı” olarak adlandırılan görkemli bir yapı programı gerçekleştirmiştir. Bu dönemin en önemli eseri, Mausolos’un anıt mezarı olan Mausoleion olup Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri kabul edilmektedir.
MÖ 334 yılında Büyük İskender Halikarnassos’u kuşatarak ele geçirmiş ve Hekatomnos Hanedanı prensesi Ada’yı yeniden satrap olarak görevlendirmiştir. İskender’in ölümünden sonra Karya, Diadokhoslar arasındaki mücadelelerin önemli sahnelerinden biri hâline gelmiştir. Bölge sırasıyla Antigonos Monophthalmos, Lysimakhos, Ptolemaioslar (Halikarnassos ve Kaunos gibi kıyı merkezlerini kontrol ederek) ve Seleukoslar arasında sık sık el değiştirmiştir.
Rhodos, Karya anakarasında hakimiyet kurduğu bölgeyi (peraia) denetleyerek Karya üzerinde önemli bir nüfuz kurmuştur. Roma’nın Seleukos Kralı III. Antiokhos’u yenmesinin ardından imzalanan Apameia Antlaşması (MÖ 188) ile Karya’nın tamamı Rhodos yönetimine bırakılmıştır. Ancak bu egemenlik uzun sürmemiş; MÖ 167 yılında Roma Senatosu Karya kentlerini “özgür” ilan ederek Rhodos’un vergi toplama ve yönetim haklarına son vermiştir. Bundan sonra bölge, Khrysaor Birliği gibi federasyonların ve bağımsız kentlerin oluşturduğu parçalı bir siyasi yapıya dönüşmüştür.
Karya, büyük olasılıkla MÖ 129 yılında ya da Mithridates Savaşları (MÖ 88–63) sırasında Roma’nın Asia eyaletine dâhil edilmiştir. Roma İmparatorluğu döneminde, özellikle MS 1. ve 2. yüzyıllarda bölge uzun bir barış ve refah dönemi yaşamış; Afrodisias ve Stratonikeia gibi kentlerde mermer mimarisi büyük bir gelişme göstermiştir.
Yaklaşık MS 293 yılında İmparator Diocletianus, Karya’yı Asia eyaletinden ayırarak Afrodisias başkent olmak üzere bağımsız bir eyalet hâline getirmiştir. Hristiyanlık giderek bölgenin hâkim dini olmuş; tapınaklar terk edilmiş ya da kiliseye dönüştürülmüştür. Özellikle Afrodisias’taki Afrodit Tapınağı yaklaşık MS 500 yılında bir katedrale çevrilmiştir. Bölge, MS 7. yüzyıla kadar refahını sürdürmüş; ancak savaşlar, depremler ve salgın hastalıklar kent yaşamının gerilemesine ve yerleşimlerin daha küçük, surlarla çevrili Bizans kasabalarına dönüşmesine yol açmıştır.
Karya Dili ve Yazıtları
Karya dili, Hint-Avrupa dil ailesinin Anadolu koluna, daha özelde ise Luvice grubuna ait bir dildir. Bu nedenle Luvice ve Likçe (özellikle Likya B) ile yakın akrabadır. Dil, görünüş bakımından Yunan alfabesine benzeyen, ancak birçok işaretine farklı ses değerleri yükleyen kendine özgü alfabetik bir yazıyla yazılmıştır. Son araştırmalar, bu yazının Yunan alfabesinden türemek yerine Fenike veya Proto-Kenan alfabeleri gibi Sami kökenli yazı sistemlerinden bağımsız olarak gelişmiş olabileceğini göstermektedir.
Karya dili, MÖ 9. yüzyıla tarihlenen geometrik dönem amphorası üzerindeki bir yazıt sayesinde belgelenmektedir; bu durum onu yazılı Yunancadan daha eski hâle getirmektedir. Helenistik Dönem boyunca dil giderek yerini Yunancaya bırakmış ve Roma İmparatorluk Dönemi’ne gelindiğinde tamamen ortadan kalkmıştır.
Günümüze ulaşan Karya dili yazıtlarının sayısı yaklaşık 230’dur. Bunların ilginç bir şekilde yaklaşık 170’i Mısır’da bulunmuştur. Bu yazıtların büyük bölümü, Karyalı paralı askerler tarafından bırakılmış kısa graffiti veya kalıplaşmış mezar yazıtlarından oluşmaktadır. Buna karşılık, Karya bölgesi ve çevresinde yaklaşık 50 Karya yazıtı tespit edilmiştir.
Kaynaklar:
Henry, O. C. ve A. Belgin-Henry (eds.) 2020. Karyalılar, Denizcilerden Kent Kuruculara / The Carians, From Seafarers to City Builders, İstanbul.
– Henry, O. C. ve A. Belgin-Henry, “Karia’nın Katmanları / The Strata of Caria,” XII–XVII.
– Reger, G. “Bölgesel Bağlamda Karia’nın Sınırları, Hudutları ve Sınır Bölgeleri / Carian Frontiers, Boundaries, and Borderlands in a Regional Context,” 2–11.
– Herda, A. “Karia Halkının ve Karkisǎ-Karia Ülkesinin Erken Dönemlerdeki Kökenleri / The Early Beginnings of the Carian People and the Land of Karkiša-Caria,” 14-27
– Briant, P. “Akhaimenid Hâkimiyeti Altında Karia ve Karialılar / Caria and Carians Under Achaemenid Rule,” 42–49.
– Bresson, A. “Hellenistik Dönem’de Karia / Caria in the Hellenistic Period,” 50–55.
– Berns, C. “Roma İmparatorluk Dönemi’nde Karia / Roman Caria,” 56–61.
– Sitz, A. M. “Geç Antikçağ ve Bizans Dönemi’nde Karia / Late Antique and Byzantine Caria,” 62–77.
– Adiego, I-X. “Karia Dili / The Carian Language,” 210–219.
– Konuk, K. “Karia Bölgesi’nin Arkaik ve Klasik Dönem Sikkeleri / Archaic and Classical Coins of Caria,” 240–251.
– Pedersen, P. “Batı Küçük Asya Mimarlığında İonia Rönesansı / The Ionian Renaissance in the Architecture of Western Asia Minor,” 220–239.
Hornblower, S. 1982. Mausolus, Oxford.
LaBuff, J. 2015. Polis Expansion and Elite Power in Hellenistic Karia, Lanham.
Pedersen, P. 2021. “From Classical to Hellenistic: the Maussolleion and the Ionian Renaissance,” Karia and the Dodekanese Vol. I, eds. P. Pedersen et al., Oxford, 25–40.