Mylasa kenti, Milas Ovası’nın batı kenarında, günümüz Milas kentinin merkezinde yer almaktadır. Bölge antik çağlardan günümüze kadar kesintisiz olarak iskân görmüştür. Günümüzde olduğu gibi antik dönemde de kıyıdaki liman yerleşimlerini iç bölgelerdeki kentlere bağlayan yolların kavşak noktasında bulunuyordu.
Tarihî kaynaklarda Mylasa’ya ilişkin en erken kayıtlar MÖ 7. yüzyıla tarihlenmektedir. Bir kent devleti olarak gelişip büyüyen Mylasa, bir süre kuzeydeki güçlü Lidya Krallığı’nın egemenliği altında kaldıktan sonra MÖ 6. yüzyıldaki Pers istilasına maruz kalmıştır. MÖ 4. yüzyılda, Mylasa kökenli Hekatomnos Hanedanı bölgenin Pers satrapları olarak tüm Karia’yı egemenlikleri altına almıştır. Kral Mausolos’un yeni başkentini Halikarnassos’ta kurmasına kadar Mylasa, Karia’nın idari merkezi olarak hizmet vermiştir. Helenistik ve Roma dönemlerinde de zaman zaman eyalet merkezi işlevi görmüştür.
Araştırma tarihi 17. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Kenti 1675 yılında ziyaret eden Jacob Spon, buranın antik Mylasa olduğunu ilk kez ifade eden kişidir. Antik kent günümüz yerleşiminin altında bulunduğundan geniş çaplı kazılar yapmak mümkün olmamıştır. 1990’lı yıllarda Frank Rumscheid tarafından kentte ve Milas Ovası genelinde ayrıntılı yüzey araştırmaları gerçekleştirilmiştir. Uzunyuva’daki Hekatomnos Hanedanı mezarı ise ancak 2000’li yıllarda defineciler tarafından gerçekleştirilen kaçak kazılar sonrasında tanımlanabilmiştir.
Hekatomnos Dönemi’ne ait Uzunyuva anıt mezarı ve muhtemelen Helenistik Dönem’e tarihlenen Berberini kaya mezarı dışında günümüze ulaşan yapıların çoğu Roma Dönemi’ne aittir: Baltalı Kapı, Menandros Sütunu, Gümüşkesen Anıt Mezarı, su kemerleri ve hamam yapıları.
Hekatomneion
Hekatomneion, Mylasa’nın (günümüz Milas) merkezinde yer alan anıtsal bir mezar olup 21. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olarak kabul edilmektedir. Yapının, Hekatomnos Hanedanı’nın ilk satrabı ve Mausolos’un babası olan Hekatomnos’a ait olduğu düşünülmektedir. Kompleksin orta eksenine Roma Dönemi’nde dikilen onur sütununun üzerinde bulunan leylek yuvaları nedeniyle yerel olarak Uzunyuva adıyla bilinmektedir. Kompleks, yaklaşık 90,5 × 117 metre ölçülerinde devasa bir yapay teras içermektedir. Bu anıtın, Antik Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olan Halikarnassos Mausoleionu’nun öncülü olduğu düşünülmektedir.
Mezarın mimari tasarımı, altı basamaklı bir krepis üzerinde yükselen dikdörtgen bir platformdan oluşmaktadır. Yüzeyin altında ise, doğrudan ana kayaya oyulmuş mezar odasına taş bir kapıdan (stomion) geçerek ulaşan 9,30 metre uzunluğunda bir dromos bulunmaktadır. Arkeolojik veriler, Mausolos’un yaklaşık MÖ 370 yılında Karia başkentini Halikarnassos’a taşıması nedeniyle yapının podyum seviyesinde tamamlanmadan kaldığını göstermektedir.
Mezar odasının içinde mermer lahit ve doğrudan taş yüzey üzerine uygulanmış duvar resimleri bulunmaktadır. Lahit kabartmaları, Hekatomnos ve eşi Aba’nın yer aldığı bir şölen sahnesi, muhtemelen Mausolos’u temsil eden bir aslan avı sahnesi ve aile üyelerinin yas tuttuğu tasvirler içerir. Ayrıca mezar odasının duvarları, Amazonomakhia gibi mitolojik savaşları konu alan minyatür üsluplu boyalı frizlerle süslenmiştir. Podyumun yanında bulunan büyük anıtsal sunağın ise büyük olasılıkla Mausolos tarafından atalarına adandığı düşünülmektedir.
Menandros Onur Sütunu (Uzunyuva)
Menandros Onur Sütunu, Milas’taki (antik Mylasa) Hekatomneion’un podyumunun doğu kenarında yer alan anıtsal bir Korinth sütunudur. 8,22 metre yüksekliğindeki yapı, Attika-İyon tipi bir kaide, beş tamburdan oluşan yivli bir gövde ve bir Korinth başlıktan meydana gelmektedir. Başlığın üzerine sık sık leylek yuvası yapılması nedeniyle halk arasında Uzunyuva olarak bilinmektedir.
Başlığın üslup özellikleri ve tarihî kayıtlar temelinde sütun Augustus Dönemi’ne (MÖ 1. yüzyıl sonu – MS 1. yüzyıl başı) tarihlendirilmektedir. Hekatomneion’dan yüzyıllar sonra inşa edilmiş olup mezarın podyumu ile yapısal bir bağlantısı yoktur; bunun yerine Menandros’un heykelini taşıyan bir kaide işlevi görmüştür. Sütun gövdesindeki dikdörtgen bir panel üzerinde yer alan Yunanca yazıt, onurlandırılan kişinin Ouliades’in oğlu ve Euthydemos’un torunu olan, ünlü Mylasalı hatip ve lider Menandros olduğunu belirtmektedir. Jacob Spon ve John Kovel gibi erken dönem gezginlerin kaydettiği yazıtta, Menandros’un “kentinin hayırseveri ve hayırseverlerin soyundan gelen biri” olarak onurlandırıldığı ifade edilmektedir. Ancak yazıt günümüzde görülememektedir; çünkü 19. yüzyılda bir ev sahibi, gezginlerin yazıyı okumak için mülküne girmesini engellemek amacıyla yazıtı kazıyarak yok etmiştir.
Baltalı Kapı (Labrys Kapısı)
Baltalı Kapı, günümüz Milas’ının Hacıapti Mahallesi’nde bulunan anıtsal bir Roma kemer kapısıdır. Sodra Dağı’ndan çıkarılan beyaz mermerden inşa edilmiş olan yapı yaklaşık 6,45 metre yüksekliğindedir ve başlangıçta çağdaşı olan bir su kemeri sistemiyle bağlantılıydı.
Anıt, kuzey kemerin kilit taşına işlenmiş olan ve Kar tanrısı Zeus Labraundos ile ilişkilendirilen labrys (çift ağızlı balta) kabartmasından dolayı yerel adını almıştır. Kapının ayakları, akantus yaprakları ve dil motifleriyle süslenmiş Korinth başlıklarla taçlandırılmıştır. Akantus yapraklarındaki derin matkap işçiliği ve geometrik boşluklar, yapının MS 2. yüzyılın sonlarına tarihlendiğini göstermektedir.
İşlev açısından Baltalı Kapı bir savunma kapısı değildir; çünkü çevresinde ona bağlı herhangi bir sur sistemi bulunmamıştır. Bunun yerine yapının dinsel bir işleve sahip olduğu düşünülmektedir. Kilit taşındaki labrys tasvirinde gözler bulunmaktadır ve bunlar Labraunda Kutsal Alanı’na doğru kuzeye bakan “Zeus’un gözleri” olarak yorumlanmaktadır. Bu nedenle kapının, Mylasa’dan Labraunda’ya giden hacılar için kutsal yolun törensel başlangıç noktası olduğu kabul edilmektedir. Erken dönem gezginleri kemerin üzerinde bir arşitrav ve friz bulunduğunu kaydetmiş olsalar da bu unsurlar günümüzde yerlerinde değildir.
Gümüşkesen Anıt Mezarı
Gümüşkesen Anıt Mezarı, Milas’ta (antik Mylasa) Sodra Dağı’nın doğu eteğinde, antik kentin batı nekropolisi içinde yer alan yer alan iyi korunmuş bir Roma mausoleionudur. Üzerinde herhangi bir yazıt bulunmadığından mezarın sahibinin kim olduğu bilinmemektedir. Adını bulunduğu Gümüşkesen Sokağı’ndan almaktadır.
Mimari açıdan yapı yüksek bir podyum, sütunlu bir orta bölüm ve basamaklı piramidal bir çatıdan oluşan iki katlı bir tasarıma sahiptir. Antik Mylasa’daki birçok anıtsal yapı gibi Sodra Dağı’ndan çıkarılan mermer kullanılarak inşa edilmiştir. Yapım tekniğinde dikey yerleştirilmiş uzun bloklar arasına yatay bağlayıcı blokların konulduğu bir duvar örgüsü kullanılmıştır; bu özellik Baltalı Kapı ile de ortaktır. Çatı, üst üste çapraz yerleştirilmiş beş sıra kirişten oluşan piramidal bir kompozisyona sahiptir. Yapının tavanı geometrik ve bitkisel motiflerle süslenmiştir. Ayrıca piramidal çatının tepesinde bir heykelin bulunmuş olması da mümkündür.
Mezar, MS 2. yüzyılın ilk yarısına tarihlenmektedir. Araştırmacılar, Gümüşkesen’i yaptıran Romalı yurttaşın Mausoleion’dan esinlendiğini ve mezarın Halikarnassos Mausoleionu’nun küçük ölçekli bir kopyası niteliğinde olduğunu düşünmektedir.
Berberini Mezarı
Berberini (Berber İni) Mezarı, Mylasa’nın (günümüz Milas) yaklaşık 3 kilometre güneybatısında, kıyıya giden yolun güney tarafında yer alan anıtsal bir kaya mezarıdır. Kentin Hıdırlık Tepesi’nden bu anıta kadar uzanan ana nekropolisinin bir sınır işareti niteliğindedir.
Mimari açıdan mezar, Karia’da görülen “tapınak mezarı” tipine ait olmakla birlikte bazı özgün özelliklere sahiptir. Cephesi, Dor düzeninde sütunlara sahip in antis planlı bir Yunan tapınağını taklit etmektedir. Dor sütunları, İyon düzeninde bir üstyapıyı taşımaktadır. Bu durum, Hekatomnos Dönemi’nde görülen “mimari deneylerin” bir örneği olarak değerlendirilmektedir. Karia’daki diğer kaya mezarlarında sütunlar kayadan bağımsız olarak işlenmişken, Berberini Mezarı’nda yarım gömülü sütunlar doğrudan kaya yüzeyinden oyulmuştur. Ayrıca cephenin merkezindeki “tapınak kapısı” gerçek olmayan kör bir kapıdır; mezar mekânına giriş stylobatın altında yer almaktadır. İç mekân, bir ön oda ve bir mezar odasından oluşan karmaşık bir plana sahiptir. Bu düzenleme Karia kaya mezarlarında nadir görülmekte olup Halikarnassos Mausoleionu ile benzerlik gösterir.
Dor başlıklarının oranları ve ekhinus profilinin özellikleri temel alınarak mezar, MÖ 4. yüzyılın ilk üçte birlik dönemine (yaklaşık MÖ 400–360) tarihlendirilmektedir; bu dönem Hekatomnos Hanedanı’nın erken evresine karşılık gelir. Mezarın sahibinin kimliği bilinmemektedir. Önceleri Hekatomnos’a ait olabileceği öne sürülmüşse de Hekatomneion’un keşfi, Berberini Mezarı’nın başka bir yüksek rütbeli soyluya veya hanedan üyesine ait olduğunu göstermektedir.
Kaynaklar:
Antiquities of Ionia, Vol. II, Society of the Dilettanti, London 1797.
Choiseul-Gouffier, M. G. F. 1782. Voyage Pittoresque de la Grece, Paris.
Diler, A. 2021. “The Hekatomneion in Mylasa: preliminary studies on the cult,” Karia and the Dodekanese: Cultural Interrelations in the Southeast Aegean – I, ed. P. Pedersen et al., Oxford ve Philadelphia, 87-106.
Henry, O. 2020. “A survey of Carian Monumental Tombs and Mausolea,” The Carians, The Carians, From Seafarers to City Builders, ed. O. C. Henry ve A. Belgin-Henry, İstanbul, 296–319.
Henry, O. 2010. “Hekatomnos, Persian Satrap or Greek Dynast? The Tomb at Berber İni,” Hellenistic Karia, ed. R. van Bremen ve J-M Carbon, Bordeaux, 103-121.
Kızıl, A. 2009. “Das Baltalı Kapı in Mylasa, die Labrys und die Augen des Zeus,” Anatolia Antiqua XVII, 255-264.
Kızıl, A. 2020. “The Sacred Precinct of Uzunyuva and the Architecture of Hekatomneion,” Uzunyuva Hekatomneion in Mylasa, ed. A. Diler, İstanbul, 115-197.
Kızıl, A. 2025. Karia’nın Kadim Başkenti Mylasa – Milas. Coğrafya, Tarih, Arkeoloji, İstanbul.
Rumscheid, F. 2010. “Maussollos and the ‘Uzun Yuva’ in Mylasa: an unfinished Proto-Maussolleion at the heart of a new urban centre?” Hellenistic Karia, ed. R. van Bremen ve J-M. Carbon, Bordeaux, 69-102.
Rumscheid, F. 2020. “Mylasa,” The Carians, From Seafarers to City Builders, ed. O. C. Henry ve A. Belgin-Henry, İstanbul, 322–343.
Görseller:
William Pars, 1764
M. G. F. Choiseul-Gouffier, 1782
Society of the Dilettanti, 1797
A. Kızıl, 2020, 2025
A. Diler, 2021
Atlas Magazine, 06/2022
Tayfun Bilgin, 2025
Reha Özer, 2025
Bora Bilgin, 2009, 2025, 2026













































